Kalp krizi sırasında ne yapılmalı?
Kalp krizi belirtileri varsa zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Kalp krizi, kalbi besleyen damarlardan birinin pıhtı veya plak nedeniyle daralması ya da tamamen tıkanması sonucu kalp kasının yeterince oksijen alamaması durumudur. Müdahale geciktikçe kalp kasındaki hasar artabilir. Bu nedenle belirtileri tanımak ve doğru adımları bilmek hayati önem taşır.
Bu yazı, kalp krizi şüphesinde ne yapılması gerektiğini ve hangi davranışlardan kaçınılacağını açıklar. Kalp krizi ihtimali varsa internetten bilgi aramak yerine hemen 112’yi arayın.
Kalp krizi belirtileri nelerdir?

Kalp krizi her kişide aynı şekilde görülmeyebilir. En sık belirti göğsün ortasında veya sol tarafında hissedilen baskı, sıkışma, ağırlık ya da yanma hissidir. Bu ağrı birkaç dakikadan uzun sürebilir, gelip gidebilir veya dinlenmekle tamamen geçmeyebilir.
- Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya dolgunluk hissi
- Ağrının sol kola, iki kola, sırta, boyna, çeneye ya da mide bölgesine yayılması
- Nefes darlığı
- Soğuk terleme
- Bulantı veya kusma
- Baş dönmesi, sersemlik veya bayılma
- Çarpıntı ve belirgin halsizlik
- Açıklanamayan yoğun endişe veya ölüm korkusu
Kadınlarda, ileri yaştaki kişilerde ve diyabeti olanlarda göğüs ağrısı belirgin olmayabilir. Bu kişilerde yalnızca nefes darlığı, aşırı yorgunluk, mide rahatsızlığı, sırt ağrısı veya baş dönmesi görülebilir. Belirtiler hafif olsa bile kalp krizinden şüpheleniliyorsa acil yardım çağrılmalıdır.
Kalp krizi sırasında ilk olarak ne yapılmalı?
1. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın
Kalp krizi şüphesinde en doğru ilk adım 112’yi aramaktır. Belirtilerin geçmesini beklemeyin ve kişinin kendi kendine hastaneye gitmesine izin vermeyin. Ambulans ekipleri olay yerinde değerlendirme yapabilir, gerekli ilk müdahaleyi başlatabilir ve hastayı uygun sağlık kuruluşuna güvenli biçimde ulaştırabilir.
112 görevlisine kişinin yaşını, belirtilerini, belirtilerin ne zaman başladığını ve bilinen hastalıklarını mümkün olduğunca açık şekilde aktarın. Telefon görevlisinin talimatlarını dikkatle uygulayın.
2. Kişiyi oturtun ve dinlendirin
Kişiyi rahat bir pozisyonda, mümkünse sırtı desteklenmiş şekilde oturtun. Sıkı kıyafetleri gevşetin, ortamı havalandırın ve fiziksel hareketi en aza indirin. Kişinin yürümemesi, merdiven çıkmaması ve efor sarf etmemesi gerekir.
Bilinci yerindeyse sakin kalmasına yardımcı olun. Ancak kişiyi yalnız bırakmayın; solunumunu ve bilincini düzenli olarak kontrol edin.
3. Daha önce reçete edilmiş ilaçları yalnızca talimatına uygun kullandırın
Kişiye daha önce doktoru tarafından göğüs ağrısı için reçete edilmiş nitrogliserin veya benzeri bir ilaç varsa, yalnızca kendi reçetesindeki talimatlara uygun şekilde kullanmasına yardımcı olun. Başkasına ait ilaçları vermeyin ve yeni bir ilaç başlatmayın.
4. Aspirin konusunda sağlık görevlisinin yönlendirmesini izleyin
Aspirin bazı kalp krizi vakalarında sağlık profesyonelleri tarafından önerilebilir; ancak herkes için güvenli değildir. Aspirin alerjisi, aktif kanama, ciddi mide-bağırsak kanaması, kanama bozukluğu veya doktor tarafından aspirin kullanmama uyarısı bulunan kişilere aspirin verilmemelidir.
Bu nedenle aspirin konusunda 112 görevlisinin yönlendirmesi izlenmelidir. Kişi bilinçsizse, yutma güçlüğü varsa veya ilaç alması güvenli görünmüyorsa ağızdan hiçbir şey vermeyin.
Kişi bilincini kaybederse ne yapılmalı?
Kişi yanıt vermiyor ve normal şekilde nefes almıyorsa kalp durması söz konusu olabilir. Bu durumda:
- 112’yi arayın veya çevredeki birinden aramasını isteyin.
- Kişiyi düz ve sert bir zemine yatırın.
- Göğsün ortasına, iki meme ucunu birleştiren hattın ortasına ellerinizi yerleştirin.
- Kollarınızı düz tutarak göğse dakikada yaklaşık 100-120 bası hızında, yaklaşık 5-6 santimetre derinlikte göğüs basısı uygulayın.
- Yapay solunum konusunda eğitimli değilseniz yalnızca göğüs basısına devam edin.
- Yakında otomatik eksternal defibrilatör (AED) varsa cihazı açın ve sesli talimatlarını uygulayın.
Kişi normal nefes almaya başlayana, profesyonel sağlık ekipleri gelene veya fiziksel olarak devam edemeyecek hâle gelene kadar müdahaleyi sürdürün. Kişi yalnızca baygın ancak normal nefes alıyorsa, 112’nin yönlendirmesiyle güvenli yan pozisyon uygulanabilir ve solunumu takip edilmelidir.
Kalp krizi şüphesinde yapılması ve yapılmaması gerekenler
| Yapılması gerekenler | Kaçınılması gerekenler |
|---|---|
| Hemen 112’yi aramak | Belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek |
| Kişiyi oturtup dinlendirmek | Kişiyi yürütmek veya merdiven çıkarmak |
| Solunum ve bilinci kontrol etmek | Kişiyi yalnız bırakmak |
| 112 görevlisinin talimatlarını uygulamak | Doktor önerisi olmadan ilaç vermek |
| Bilinci yoksa ve normal nefes almıyorsa CPR başlatmak | Bilinci kapalı kişiye yiyecek, içecek veya ilaç vermek |
| Varsa AED cihazının sesli yönlendirmelerini takip etmek | Kişiyi özel araçla hastaneye götürmeye çalışmak |
Kalp krizi sırasında yapılmaması gereken hatalar
Belirtilerin geçmesini beklemek
Göğüs ağrısının azalması kalp krizinin sona erdiği anlamına gelmez. Belirtiler geçici olarak hafifleyebilir veya dalgalanabilir. Özellikle nefes darlığı, soğuk terleme ve halsizlik eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir.
Araba kullanarak hastaneye gitmek
Kalp krizi şüphesi olan kişinin kendi aracını kullanması tehlikelidir. Durum aniden kötüleşebilir. Ambulans çağırmak hem tıbbi müdahalenin daha erken başlamasını hem de hastaneye ulaşımın daha güvenli olmasını sağlar.
Yiyecek, içecek veya rastgele ilaç vermek
Kalp krizi şüphesinde kişiye su, yemek, alkol veya başkasına ait ilaçlar verilmemelidir. Bulantı, kusma veya bilinç kaybı gelişebilir. Ayrıca bazı ilaçlar kanama riskini artırabilir veya mevcut hastalıklarla etkileşebilir.
Göğüs ağrısını gaz veya hazımsızlık sanmak
Kalp krizi belirtileri bazen mide rahatsızlığına benzeyebilir. Özellikle yeni başlayan, alışılmadık veya eforla artan göğüs ağrısı ciddiye alınmalıdır. Şüpheli durumlarda yanlış alarm vermek, yardım çağırmamaktan çok daha güvenlidir.
Kalp krizi ne kadar sürede müdahale gerektirir?
Kalp krizinde her dakika önemlidir. Kalp kası oksijensiz kaldıkça hasar büyüyebilir ve ritim bozukluğu, kalp yetmezliği veya kalp durması gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin başlangıç saatini hatırlamaya çalışın ve 112’ye bildirin; ancak bu bilgiyi öğrenmeye çalışırken yardım çağrısını geciktirmeyin.
Kalp krizi riski kimlerde daha yüksektir?
- Sigara kullanan kişilerde
- Yüksek tansiyonu veya yüksek kolesterolü olanlarda
- Diyabeti bulunanlarda
- Aşırı kilolu veya obez kişilerde
- Hareketsiz yaşam sürenlerde
- Ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunanlarda
- İleri yaştaki kişilerde
- Daha önce kalp veya damar hastalığı geçirenlerde
Risk faktörlerinin bulunması kalp krizi geçirileceği anlamına gelmez; ancak düzenli doktor kontrolü, sigarayı bırakma, dengeli beslenme, uygun fiziksel aktivite ve reçete edilen tedavilerin düzenli kullanımı kalp-damar sağlığı açısından önemlidir.
Ne zaman acil yardım çağrılmalı?
Yeni başlayan veya açıklanamayan göğüs ağrısı, göğüste baskı, nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma ya da ağrının kola, sırta, boyna veya çeneye yayılması durumunda derhâl 112’yi arayın. Belirtilerin kalp krizi olup olmadığını evde kesin olarak anlamak mümkün değildir. Tanı için sağlık kuruluşunda elektrokardiyografi, kan testleri ve doktor değerlendirmesi gerekir.
Özetle, kalp krizi sırasında en önemli adımlar hızlıca 112’yi aramak, kişiyi dinlendirmek, yalnız bırakmamak, bilinç ve solunumu takip etmek ve gerektiğinde temel yaşam desteğine başlamaktır. Doğru ve hızlı müdahale hayat kurtarabilir.